Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleşen 50. toplantısı, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik gibi resmi başlıkların gölgesinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarıyla adeta kuşatıldı. Katılımcılar, resmi gündemi bir yana bırakarak, Trump’ın Grönland’ı satın alma önerisi ve Avrupa’ya yönelik ek gümrük vergisi tehditlerini hararetle tartıştı. Bu iki konu, küresel ticaret ve jeopolitik belirsizlikleri artırarak, zirvenin “gayri resmi” ana gündem maddesi haline geldi.
Zirvede ABD adına yer alan Hazine Bakanı Steven Mnuchin ve Ticaret Bakanı Wilbur Ross, Trump’ın yaklaşımını açıkça dile getirerek gerginliği daha da tırmandırdı. Özellikle ticaret cephesindeki açıklamalar, küresel piyasalar ve diplomatik ilişkiler üzerinde potansiyel yeni baskıların sinyalini verdi.
Davos’ta Trump’ın Gölgesi
Her yıl dünya liderlerini, iş dünyasının devlerini ve sivil toplum temsilcilerini ağırlayan Davos, bu yıl da küresel sorunlara çözüm arayışının merkezi oldu. Ancak forumun resmi konuları olan iklim krizi, sürdürülebilirlik ve adil ticaret gibi meseleler, kulislerde dönen Trump odaklı tartışmaların ardında kaldı. Katılımcılar, ABD Başkanı’nın provokatif Grönland önerisi ve gümrük vergisi tehditlerinin hem uluslararası ilişkiler hem de küresel ekonomi üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirdi.
Ticaret Savaşlarında Yeni Cepheler
ABD’li yetkililerin Davos’taki açıklamaları, ticaret savaşlarının henüz bitmediğini ve yeni cephelerin açılabileceğini gösterdi. Hazine Bakanı Mnuchin ve Ticaret Bakanı Ross, özellikle Avrupa’ya yönelik tarife tehditleriyle öne çıktı.
Fransa’nın Dijital Vergisine Yanıt
ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Fransa’nın Amerikan teknoloji devlerini hedef alan dijital hizmet vergisini sert bir dille eleştirdi. Mnuchin, “ABD, Fransa’nın dijital vergiyi geri çekmemesi halinde karşılık olarak tarife uygulayacak.” dedi. Bu açıklama, iki ülke arasındaki ticari gerilimin yeni bir boyuta taşınabileceğinin sinyalini verdi. Mnuchin ayrıca, Çin ile birinci faz ticaret anlaşmasının imzalandığını ancak teknoloji transferi ve fikri mülkiyet hakları gibi konuları kapsayan sonraki fazların görüşmelerinin devam ettiğini belirtti.
Avrupa Otomotivine Tarife Tehdidi
Ticaret Bakanı Wilbur Ross ise, Avrupa otomotiv sektörüne yönelik tarife tehditlerini yeniden gündeme getirdi. Ross, “Avrupalı otomobil üreticilerine yönelik tarifeler, Avrupa için gerçek bir tehdittir. Eğer müzakereler olumlu sonuç vermezse tarifeleri uygulamaktan çekinmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı. Ross, ABD’nin bu konuda bireysel otomobil şirketleriyle görüşmeler yürüttüğünü de ekledi. Bu açıklama, Almanya başta olmak üzere Avrupa ekonomileri için büyük önem taşıyan otomotiv sektörünü yakından ilgilendiriyor ve AB-ABD ticaret ilişkilerinde yeni bir kriz potansiyelini barındırıyor.
Belirsizlikler ve Beklentiler
Davos’taki bu gelişmeler, küresel ekonominin geleceği hakkında belirsizlikleri artırırken, yatırımcılar ve iş dünyası liderleri arasında endişe yarattı. Trump’ın ‘Önce Amerika’ politikaları çerçevesinde attığı adımlar, serbest ticaret ilkelerini zorlamaya devam ediyor ve uluslararası işbirliği ruhunu zedeliyor. Zirvenin resmi gündeminin aksine, Trump’ın jeopolitik ve ticari çıkışları, küresel ekonomik ve siyasi aktörlerin en çok konuştuğu konu olarak zirveye damgasını vurdu.