Küresel piyasalar, yeni haftaya petrol fiyatlarındaki sert yükselişlerin etkisiyle negatif bir başlangıç yaptı. Suudi Arabistan ve Rusya’nın beklenenden uzun süreli üretim kısıntısı kararı, enerji maliyetlerini hızla artırarak enflasyon endişelerini yeniden tetikledi ve merkez bankalarının para politikası adımlarına ilişkin belirsizliği derinleştirdi.
Pazartesi sabahı itibarıyla, Brent ham petrolünün varil fiyatı Kasım ayından bu yana ilk kez 90 doların üzerine çıkarak yatırımcıları tedirgin etti. Bu durum, hisse senedi piyasalarında düşüşlere, tahvil getirilerinde yükselişlere ve doların diğer para birimleri karşısında güçlenmesine neden oldu.
Petrol Fiyatlarındaki Keskin Yükselişin Arkasındaki Dinamikler
Piyasaları sarsan bu yükselişin ana nedeni, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından ikisi olan Suudi Arabistan ve Rusya’dan gelen duyurular oldu. Her iki ülke de daha önce ilan ettikleri gönüllü üretim kesintilerini yıl sonuna kadar uzatma kararı aldıklarını açıkladı.
- Suudi Arabistan: Günlük 1 milyon varillik ek üretim kesintisini 2023 yılının sonuna kadar sürdüreceğini bildirdi.
- Rusya: Günlük 300 bin varillik petrol ihracatı kesintisini yıl sonuna kadar devam ettireceğini duyurdu.
Bu kararlar, küresel petrol arzında önemli bir daralmaya işaret ederek Brent ham petrolünü varil başına 90 doların üzerine taşıdı. ABD hafif ham petrolü (WTI) de benzer şekilde keskin bir yükseliş yaşadı.
Enflasyon ve Merkez Bankası Beklentileri
Petrol fiyatlarındaki artış, küresel enflasyonla mücadelede kaydedilen ilerlemeyi riske atıyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş, nihai tüketici fiyatlarına yansıyarak merkez bankaları üzerinde faiz artırımı baskısını yeniden artırabilir. Bu durum, özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi önemli merkez bankalarının şahin para politikalarını daha uzun süre sürdürebileceği ya da ek faiz artırımlarına gidebileceği beklentisini güçlendiriyor.
Piyasa analistleri, artan petrol fiyatlarının küresel ekonomik büyümeyi yavaşlatma potansiyeli taşıdığını ve “stagflasyon” risklerini yeniden gündeme getirdiğini belirtiyor.
Piyasaların Bölgesel Tepkileri
Kuzey Amerika Piyasaları
ABD’de vadeli endeksler güne düşüşle başladı. Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq 100 vadeli kontratları negatif bölgede seyretti. Artan enflasyon beklentileriyle ABD 10 yıllık tahvil getirileri yükselişini sürdürdü ve Dolar Endeksi (DXY) diğer para birimleri karşısında değer kazandı.
Avrupa Piyasaları
Avrupa hisse senedi piyasaları da küresel satış dalgasından etkilendi. Almanya’da DAX, İngiltere’de FTSE 100 ve Fransa’da CAC 40 endeks vadeli kontratları düşüşle işlem gördü. Stoxx Europe 600 endeksi de güne ekside başladı.
Asya Piyasaları
Asya’da ise karışık bir görünüm hakimdi. Japonya Nikkei 225 endeksi, yen’deki zayıflama ve hükümetin ekonomik teşvik adımlarına ilişkin beklentilerle yükselirken, Çin’de Şanghay Bileşik ve Hong Kong’da Hang Seng endeksleri düşüşle kapandı.
Yurt İçi Piyasaların Durumu
Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi, küresel piyasalardaki olumsuz seyre rağmen haftaya hafif bir yükselişle başlamış olsa da, ilerleyen saatlerde satış baskısıyla karşılaştı ve 8.100 puan seviyelerinin altına geriledi.
- Döviz Piyasaları: Dolar/TL kuru 26,80 seviyelerinde, Euro/TL ise 28,75 seviyelerinde işlem görüyor.
- Emtia Piyasaları: Ons altın, küresel faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesiyle 1.930 dolar seviyesinin altına sarktı. Gram altın ise yurt içinde 1.650 TL civarında fiyatlandı.
Gelecek Dönem Beklentileri ve Takip Edilecek Veriler
Yatırımcılar bu hafta açıklanacak önemli ekonomik verileri yakından takip edecek. ABD’de ISM hizmet PMI, fabrika siparişleri ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları dikkatle izlenecekken, Almanya’da ZEW Ekonomik Güven Endeksi ve Euro Bölgesi’nde perakende satış verileri de küresel ekonomik tabloya ışık tutacak. Bu veriler, merkez bankalarının gelecekteki faiz kararları üzerinde etkili olabilir ve piyasaların yönünü belirleyebilir.