Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik gerilimler, haftanın ilk işlem gününde küresel finans piyasalarında risk iştahını önemli ölçüde azalttı. Yatırımcılar güvenli limanlara yönelirken, petrol fiyatları arz endişeleriyle keskin bir yükseliş gösterdi, hisse senedi piyasaları ise düşüşle açıldı.
Cumartesi günü başlayan İsrail-Hamas çatışmaları, bölgedeki tansiyonu artırarak küresel ekonomi üzerinde yeni bir belirsizlik bulutu oluşturdu. Bu durum, piyasaların ana gündem maddesi haline gelirken, başta ham petrol ve altın olmak üzere emtia piyasalarında dikkat çekici hareketlilikler yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı 86,50 dolara kadar tırmandıktan sonra 85,50 dolar civarında denge bulurken, ons altın da 1950 dolar seviyelerini aşarak güvenli liman talebini teyit etti.
Gerilimin Kaynağı ve Küresel Tepkiler
İsrail ve Filistin arasındaki şiddetin artması, başta İsrail ve Gazze olmak üzere bölgede can kayıplarına neden olurken, gerilimin bölgesel bir savaşa dönüşme ihtimali küresel piyasalar üzerinde derin bir endişe yarattı. Özellikle Orta Doğu’nun enerji tedariki açısından kritik önemi, petrol fiyatları üzerindeki baskıyı artırdı.
Petrol Fiyatlarında Keskin Yükseliş
Çatışmanın hemen ardından petrol piyasaları büyük bir tedarik riski primi eklemeye başladı. Pazar günü Asya piyasalarının açılmasıyla birlikte Brent ham petrol vadeli işlemleri hızla yükselişe geçti. Piyasa uzmanları, çatışmanın büyümesi durumunda arz zincirlerinde yaşanabilecek aksamaların ve İran’ın potansiyel dahliyle kilit petrol rotalarının kapanması riskinin fiyatları yukarı çektiğini belirtiyor. Ancak ilk şokun ardından, piyasalar bir miktar sakinleşse de, volatilitenin yüksek seyretmesi bekleniyor.
Güvenli Limanlara Akın: Altın ve Dolar
Jeopolitik belirsizlik dönemlerinde klasik bir güvenli liman olan altına olan talep de kayda değer bir artış gösterdi. Ons altın, yeni haftaya yükselişle başlayarak önemli direnç seviyelerini test etti. Aynı şekilde, Amerikan doları da diğer başlıca para birimleri karşısında güç kazanarak yatırımcıların tercih ettiği bir diğer güvenli liman oldu. Diğer yandan, ABD 10 yıllık tahvil getirileri, riskten kaçış eğilimiyle Cuma günkü %4,70 seviyesinden %4,60’lara gerileyerek düşüş kaydetti.
Küresel Borsalar Baskı Altında
Risk iştahındaki azalma, küresel hisse senedi piyasalarında da kendini gösterdi. ABD hisse senedi vadelileri haftaya düşüşle başlarken, Asya piyasalarında da benzer bir tablo hakimdi. Japonya’da Nikkei endeksi, Hong Kong’da Hang Seng ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi günü ekside tamamladı. Bu düşüşler, yatırımcıların yüksek riskli varlıklardan çıkarak daha güvenli seçeneklere yöneldiğini açıkça ortaya koydu.
Türk Piyasalarında Son Durum
BIST 100 Haftaya Düşüşle Başladı
Küresel piyasalardaki olumsuz seyre paralel olarak Borsa İstanbul da haftaya satış ağırlıklı bir başlangıç yaptı. Cuma günü 8263,85 puandan kapanan BIST 100 endeksi, yeni haftanın açılışında 8100’lü seviyelerin altına gerileyerek volatil bir seyir izledi. Endeks, gün içinde 8200 puan seviyesinin altında işlem gördü. Orta Doğu’daki gelişmelerin Türk finans piyasaları üzerindeki etkisi dikkatle takip ediliyor.
Döviz Kurlarında Stabil Seyir, Gram Altın Yükselişte
Döviz piyasasında ise Türk lirası, küresel gelişmeler karşısında görece stabil bir seyir izledi. Dolar/TL kuru 27,70-27,75 aralığında işlem görürken, Euro/TL kuru ise 29,35 seviyelerinde denge buldu. Gram altın ise hem ons altındaki yükselişten hem de döviz kurunun stabil seyrinden destek alarak 1680 TL seviyelerine yakın işlem gördü.
Bitcoin’den Beklenmedik Direnç
Küresel riskten kaçış ortamında ilginç bir şekilde Bitcoin, çoğu riskli varlığın aksine direncini korudu ve hatta yükseliş gösterdi. Kripto para piyasasının bu beklenmedik tepkisi, bazı analistler tarafından Bitcoin’in alternatif bir güvenli liman olarak algılanmaya başlandığı şeklinde yorumlandı.
Analist Görüşleri ve Gelecek Beklentileri
Piyasa analistleri, Orta Doğu’daki çatışmanın seyrinin ve bölgesel olarak yayılıp yayılmayacağının küresel piyasaların gelecekteki yönü için belirleyici olacağını vurguluyor. Özellikle enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki potansiyel etkileri, merkez bankalarının para politikası kararları üzerinde de baskı oluşturabilir. Önümüzdeki dönemde diplomatik çabalar ve bölgeden gelecek haber akışı piyasaların odağında yer alacak.