Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türk Eximbank tarafından hayata geçirilen “Alıcı Kredileri Programı”nın, bankanın tarihindeki en önemli üçüncü destek programı olduğunu açıkladı. Bu yeni kredi mekanizmasıyla, Türk ihracatçısının uzak ve geleneksel olmayan pazarlara erişimi kolaylaştırılarak, ülkenin ihracat hacminin artırılması ve cari işlemler dengesinin iyileştirilmesi hedefleniyor. Program kapsamında, ihracatçılara toplam 2.5 milyar dolarlık yeni kredi desteği sunulacak.
Bakan Bolat, bu programın özellikle Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi coğrafyalardaki alıcıları hedef alarak, Türkiye’nin ihracat pazarını çeşitlendirme stratejisine büyük katkı sağlayacağını vurguladı. Program, Eximbank’ın ihracat sigorta programları ve teminat mektupları programları ile birlikte, ihracata yönelik en kritik üç destek aracından biri olarak konumlandırılıyor.
Alıcı Kredileri Programı: Türkiye İhracatına Yeni Bir Soluk
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıklamalarına göre, “Alıcı Kredileri Programı”, Türk Eximbank’ın portföyündeki en stratejik hamlelerden biri olarak öne çıkıyor. Programın temel amacı, Türk mallarını satın almak isteyen yabancı alıcılara doğrudan kredi sağlayarak, Türk ihracatçılarının ürünlerinin uluslararası pazarlara daha kolay ulaşmasını temin etmek. Bu mekanizma, ihracatçıların finansman yükünü hafifletirken, aynı zamanda yeni pazarlarda rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.
2.5 Milyar Dolarlık Destek Mekanizması Nasıl İşleyecek?
Programın detaylarına göre, Türk Eximbank, yurt dışındaki alıcılara uygun koşullarda kredi sağlayacak. Bu krediler, alıcıların Türkiye’den yapacakları mal ve hizmet alımlarında kullanılacak. Böylece, yabancı alıcılar için Türkiye’den tedarik yapmak daha cazip hale getirilecek. Programın 2.5 milyar dolarlık hacmi, ihracatçılara önemli bir finansman olanağı sunarken, mevcut ihracat pazarlarının genişlemesine de kapı aralayacak.
Neden Eximbank Tarihindeki En Önemli Üçüncü Program?
Bakan Bolat, “Alıcı Kredileri Programı”nın önemini şu sözlerle açıkladı: “Bu program, Türk Eximbank’ın teminat mektupları programı ve sigorta programlarından sonraki en önemli üçüncü programıdır. Her üç program da, ihracatçılarımızın küresel pazarlarda rekabet edebilmeleri ve yeni pazarlara açılabilmeleri için hayati öneme sahiptir.” Bu programın, ihracatçıların özellikle yeni ve riskli pazarlara girişte yaşadığı finansman ve güvence sorunlarına çözüm sunması bekleniyor.
Hedef Uzak Pazarlar ve İhracat Çeşitliliği
Programın stratejik odak noktası, Türkiye’nin ihracatını geleneksel Avrupa ve Orta Doğu pazarlarının ötesine taşıyarak daha geniş bir coğrafyaya yaymak. Bakan Bolat, özellikle şu bölgeleri işaret etti:
- Afrika Kıtası: Genç nüfusu ve büyüyen ekonomileriyle büyük potansiyel taşıyor.
- Latin Amerika: Türkiye için henüz tam keşfedilmemiş, önemli bir pazar.
- Asya: Güneydoğu Asya ve Uzak Doğu pazarlarındaki fırsatlar.
Bu pazarlara yönelik ihracatın artırılması, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu güçlendirirken, aynı zamanda dış ticaretteki riskleri dağıtma açısından da kritik bir rol oynayacak.
Orta Vadeli Program Hedeflerine Katkı
Bakan Bolat, “Alıcı Kredileri Programı”nın, Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerine ulaşmada kilit bir rol oynayacağını belirtti. OVP’ye göre, Türkiye’nin 2028 yılı sonu itibarıyla mal ihracatını 600 milyar dolara, hizmet ihracatını ise 200 milyar dolara çıkarması hedefleniyor. 2023 yılında 255.8 milyar dolarlık mal ihracatına ulaşıldığı düşünüldüğünde, bu tür destek programlarının hedeflere ulaşmadaki önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Bakan Bolat ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de bu programa tam destek verdiğini ve programın hayata geçirilmesinde önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Bu iş birliği, hükümetin ihracatı stratejik bir öncelik olarak gördüğünün de bir göstergesi.