Küresel piyasalardaki dalgalanmaların etkisiyle altın fiyatlarında son günlerde gözlenen hareketlilik, yatırımcıların odağında yer alıyor. ABD Merkez Bankası (Fed) faiz beklentileri, dolar endeksindeki değişimler ve jeopolitik gelişmeler, kıymetli metalin seyrini belirleyen temel faktörler olmaya devam ediyor. Peki, altın fiyatlarındaki düşüş eğilimi devam edecek mi? Mevcut veriler, kısa vadede piyasalarda volatilitenin süreceğini, ancak düşüşün keskin bir trende dönüşmesinden ziyade konsolidasyon ve yeni sinyallerin beklendiği bir döneme girildiğini işaret ediyor.
Bugün itibarıyla piyasalarda gram altın 2.445 TL seviyelerinden işlem görürken, çeyrek altın 4.065 TL, yarım altın 8.130 TL ve Cumhuriyet altını ise 16.220 TL‘den alıcı buluyor. Uluslararası piyasalarda ise altının ons fiyatı 2.328 dolar seviyelerinde seyrediyor. Bu rakamlar, geçtiğimiz haftanın zirve seviyelerine göre bir miktar geri çekilmeyi yansıtsa da, düşüşün ivmesinin zayıfladığı gözlemleniyor.
Piyasayı Ne Yönlendiriyor?
ABD Merkez Bankası (Fed) Politikaları
Altın fiyatları üzerinde en belirleyici etkenlerden biri, şüphesiz Fed’in faiz politikasıdır. Son dönemde açıklanan enflasyon verileri ve Fed yetkililerinin şahin tondaki açıklamaları, faiz indirim beklentilerini öteledi. Yüksek faiz ortamı, faiz getirisi olmayan altın için alternatif maliyeti artırarak cazibesini azaltır. Bu durum, altındaki baskının ana nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.
Dolar Endeksinin (DXY) Gücü
Doların diğer para birimleri karşısındaki gücünü gösteren Dolar Endeksi (DXY), altın fiyatları ile genellikle ters orantılı bir ilişki içindedir. DXY’nin yükselmesi, dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha pahalı hale getirir ve talebi düşürür. Son dönemde küresel belirsizliklerin artması ve Fed’in sıkı duruşu, dolara olan talebi artırarak altını baskıladı.
Enflasyon ve Jeopolitik Riskler
Altın, tarihsel olarak enflasyona karşı bir hedge ve güvenli liman varlığı olarak görülür. Ancak mevcut tabloda, enflasyon endişeleri Fed’in sıkılaşma politikasını desteklediği için altının geleneksel enflasyon koruma özelliği bir miktar gölgede kaldı. Öte yandan, Ortadoğu ve diğer bölgelerdeki jeopolitik gerilimler zaman zaman altının güvenli liman talebini artırarak kısa süreli yükselişlere neden olabiliyor, ancak bu etkiler genellikle kalıcı olmuyor.
Uzman Görüşleri ve Kısa Vadeli Beklentiler
Piyasa analistleri, altın fiyatlarındaki mevcut seyrin ana hatlarıyla Fed’in gelecek adımlarına bağlı olduğunu belirtiyor. Birçok uzman, altının ons başına 2.300 dolar seviyelerini önemli bir destek noktası olarak gördüğünü ifade ediyor. Bu seviyenin altına inilmesi durumunda satış baskısının artabileceği, ancak bu seviye üzerinde kalındığı sürece bir toparlanma potansiyelinin olduğu vurgulanıyor.
- Destek Seviyeleri: Ons altın için 2.300 dolar ve 2.280 dolar. Gram altın için 2.420 TL ve 2.390 TL.
- Direnç Seviyeleri: Ons altın için 2.350 dolar ve 2.370 dolar. Gram altın için 2.470 TL ve 2.500 TL.
Kısa vadede, özellikle ABD’den gelecek Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) gibi enflasyon verileri ve Fed yetkililerinin açıklamaları, altının yönü üzerinde belirleyici olacak. Beklentilerin altında kalacak bir enflasyon verisi, faiz indirim umutlarını canlandırarak altına destek verebilirken, tam tersi bir senaryo düşüş eğilimini güçlendirebilir.
Altın düşmeye devam edecek mi?
Altın fiyatlarındaki düşüş eğilimi, küresel piyasalardaki belirsizlikler ve özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasına ilişkin beklentilerle yakından ilişkili. Mevcut veriler ışığında, kısa vadede volatilite devam ederken, belirgin bir düşüş trendinin sürdürülebilirliği yeni ekonomik sinyallere ve Fed’in yol haritasına bağlı olacak. Anlık düşüşler yaşanabilse de, önemli destek seviyelerinin korunması ve jeopolitik risklerin devam etmesi, altının tamamen düşüş trendine girmesini engelleyebilir; daha ziyade bir konsolidasyon ve dengelenme dönemi beklenmektedir.